HBDH Yürütme Komitesi, Kızıldere’de ölümsüzleşen 71 devrimci hareketinin nadide öncü kadroları için bir açıklama yayınladı ve “Kızıldere Şehitleri Birleşik Devrim Mücadelemizde Yaşıyor!” dedi.

Kızıldere; Burjuva Düzenden Kopuş, Faşizme Karşı Uzlaşmaz Mücadelenin Adıdır.

Kızıldere: Birleşik Devrimin mücadele ruhudur.

Kızıldere; teslimiyete karşı direniştir.

Kızıldere; siper yoldaşlığı ve çizgi devrimciliğidir.

Kızıldere; ortak davaya adanmışlıktır.

Kızıldere: devrimci iddianın, cüretin, fedai devrimciliğin somutlanmış halidir.

Kızıldere’nin 53. Yılında şan olsun siper yoldaşlığını yaratanlara...

Tokat/Niksar’a bağlı Kızıldere Köyü’nde 30 Mart 1972 yılında Türkiye Devrimci Hareketinin öncü kadrolarından Mahir Çayan ve 10 devrimci, faşist devlet güçlerince kuşatıldıkları evde büyük bir direniş sergileyerek ölümsüzleştiler.

Kızıldere’de on devrimcinin katledilmesi, faşist Türk devletinin 1972 faşist darbesi ardından Türkiye devrimci hareketini tasfiye etme stratejik saldırılarının bir devamıdır. Denizlerin idamına karşı Mahir Çayan öncülüğünde sekiz THKP-C ve iki THKO kadro ve savaşçısının Kızıldere’de ki direnişi ve eylemi bu tasfiye saldırısına karşı devrimci yanıttır aynı zamanda. Bu cüretkâr direnişi bir kere daha selamlıyoruz. Kızıldere’de ölümsüzleşen 10 yoldaşımızın Birleşik Devrim mücadelesine adanmışlığına sonuna kadar sahip çıkacağımızı belirtiyor, onların anısına bağlılık sözümüzü yükseltiyoruz.


Kızıldere Onur Ve Özgürlük İçin Dövüşmenin En Yalın Halidir

Kızıldere’yi, On’ların eylem ve direniş tarihini anlamak, yaşatmak bugün süren Birleşik Devrim mücadelesini her alanda büyütmek için elzemdir. Bu nedenle Kızıldere’yi anlamak, kavramak, içselleştirmenin yolu da devrimci mirasımız olan 71 devrimci hareketini anlamayı, kavramayı gerekli kılıyor. Kızıldere direniş ruhu, 71 devrimci kopuşundan bağımsız ele alınamaz. 71 devrimci hareketinin önderleri, 68 gençlik hareketi ve toplumsal hareketin ayağa kalktığı bir dönemde mücadeleye öncülük ve önderlik etmek için ileri çıkmışlardır. Amaç bellidir. Faşizme, kapitalizme karşı devrim mücadelesini zaferle taçlandırmaktır. Bu nedenle Denizler’de, Mahirler’de, Kaypakkayalar’da simgelenen 71 devrimci hareketinin karakterini; burjuva düzenden kesin kopuş, faşizmle uzlaşmaz mücadele, devrimci iktidar mücadelesine adanmışlık, siper yoldaşlığı oluşturmaktadır.

Kızıldere nedir? Sömürüsüz bir dünya için faşizme, kapitalizme karşı mücadelede tüm farklılıklara rağmen düşman saldırısı karşısında yol arkadaşı/yoldaşı için kendini kalkan etmektir. Bu nedenle siper yoldaşlığı Kızıldere direnişine ruhunu vermiştir. On’lar yola çıkarken ve Kızıldere’de düşmanla çarpışma anında da bir bütün olarak eylemlerine yol göstermiştir. Bu nedenle Kızıldere grupçuluğa vurulmuş bir darbedir aynı zamanda. Çünkü; Mahir Çayan yoldaş öncülüğünde ki 10 devrimci, farklı örgütlerden olsalar da Deniz Gezmiş ve yoldaşları için Kızıldere yoluna çıktılar ve gözlerini kırpmadan birbirlerini uğruna canlarını feda ettiler.

Ezilen halklara duyulan sevgi 71 devrimci hareketinde karakterize olmuştur. Bu nedenle halkı için, işçi sınıfı, ezilenler için kendinden vazgeçmeyi büyük bir fedailik değil devrimci bir görev ve sorumluluk olarak görmüşlerdir. Kızıldere direnişi de bunun kuvveden eyleme dönüşmüş halidir.


Devrimin Önderlik Gücünü En Önde Dövüşerek Kazandılar

Mahirler, Denizler, Kaypakkayalar 71 devrimci hareketinin önder kadrolarındandı. Kızıldere’de ölümsüzleşenler 71 devrimci hareketinin nadide öncü kadrolarındandı. Onlar bir bütün olarak varoluş biçimleriyle bu tanımlamayı hak ettiler.

Devrimci önderlik olmadan, bir devrim amacına ulaşamaz. Devrimci önderlik devrimin kökleşmesi ve ilerlemesi içinde zorunluluktur. Halkın savaş gücü ve iradesinin yüksekte tutulması ve sürekliliğinden de devrimci önderlik sorumludur.

Fakat, kimse kendine ben önderim dediğinde önder olmaz. Ancak bu görevleri en önde yerine getirebilenler, en büyük fedakarlıkları gösterebilenler, en büyük cesareti kuşananlar ve ne olursa olsun ezilen halklar için mücadeleden kopmayanlar, idam sehpalarında, dağlarda ve kentlerde onur ve özgürlük için dövüşenler bu payeyi kazanabilirler. Denizler’de, Mahirler’de, Kaypakkayalar’da, Kızıldere’de simgeleşmiş olan da bu devrimci önderlik gücünü, faşizme karşı savaşta en ön saflarda yer alarak edinmişlerdir. Bu nedenle önderlik ve öncülük rolleri omuzlarına iliştirilmiş bir paye değildir. Gerektiğinden bedeli yüksek feda ruhunu kuşanıp en değerli şeylerinden vazgeçerek hak etmişlerdir. Onların halklara duydukları sevgi, devrime olan bağlılıkları Kızıldere’nin direniş mevzilerinde kanlarıyla yazdıkları tarihle kayıt düşmüşlerdir. 


Kızıldere Ruhunu Eylemimizde İçerelim

HBDH kendi çizgisini inşa ederken 71 devrimci hareketinde somutlanan tüm bu değerleri kendine içermeyi esas almıştır.

71 devrimci hareketinin önderleri, 68 gençlik hareketi ve toplumsal hareketin ayağa kalktığı bir dönemde mücadeleye öncülük ve önderlik etmek için ileri çıkmışlardır. Sınır tanımazdır onlar.  İmkansızlıkları, olanaksızlıkları asla ve asla kendilerine engel görmemişlerdir. Zorluklar, faşizmin baskıları, zorbalığı karşısında değil en küçük bir geri çekiliş, ön açıcı hamlelerle yol açmaya çabalamışlardır.

Onlar enternasyonal devrimci Che’nin 68 kuşağına sirayet eden ‘gerçekçi ol imkansızı iste’ düsturunu kendilerine rehber edinmişlerdir.

71 devrimci kuşağının, Kızıldere’de baştan aşağı yansıması olan fedai devrimcilik, sınırsızlık, cüret, cesaret bugün daha fazla bize yol gösterici olabilmeli. Kızıldere, tıpkı 71 devrimci hareketi gibi çizilen sınırları, çitleri yıkıp aşma iradesi ortaya çıkarmıştır. Onların eylemine dönüp dönüp bakmalı, faşizm karşısında savaşımımızı büyütmek için eylem gücümüzü, direncimizi, irademizi güçlendirmek için bugünkü eylemimize içerebilmeliyiz.

 Bugün Türkiye kentlerinde başlayan, öğrenci, avukat, doktor, işçi, işsiz, kadınlar… çeşitli toplumsal kesimler ve farklı politik görüşlerden kesimin ortak kesişim noktası AKP faşizmini yenmek, politik hak ve özgürlükleri kazanmaktır.

Kitleler sokaklarda kendi eyleminden öğrenerek ilerliyor. Hareketi ileriye sıçratmak, kitlelerin kendi gücüne güvenini sağlamak, ortak amaç doğrultusunda bir hareketi büyütebilmek devrimci öncü ve önderlere rol düşüyor. Bugün Türkiye’nin, İstanbul’dan, Ankara’ya, Eskişehir’den Sinop’a kadar birçok kentinde sokaklarda büyüyen halk-gençlik isyanının, direnişinin çizilen sınırları aşabilmesi, devrimci bir rota doğrultusunda ileriye çıkabilmesi ancak devrimci bir önderlikle vücut bulacaktır.

Kızıldere direniş ruhu, Birleşik Devrimin öncü kuvvetlerince gelişen politik hak ve özgürlük talepli eylemlere öncülük etmeli. AKP faşizmine karşı direnişi yükseltmelidir.

Kızıldere’de ölümsüzlüğe uğurladığımız Mahir Çayan ve on devrimci yoldaşı anıyor onların direniş tarihine sonuna kadar sahip çıkacağımızın sözünü veriyoruz.