Faşist devletin en yetkili ağızlarından, medyasına, kalemşörlerinden, sivil-faşist destekçilerine kadar tüm karşı-devrim güçleri, son birkaç haftadır Rojava’ya yönelik kapsamlı bir saldırıdan söz ediyor.
Türk tekelci sermaye sınıfı ve faşist devleti, tüm gücüyle içerde oluşan dağınıklığı, güvensizliği, belirsizliği giderebilmek ve ekonomik-siyasal krizin yoğun yaşandığı bugünlerde güçlü görünebilmek için uzun bir süredir açık tarafı olduğu Suriye savaşında, Rojava topraklarının diğer kantonlarına, sınır hattına kapsamlı bir saldırının hazırlıkları içinde. Bu bir saldırı için psikolojik ortam yaratmakla birlikte zırhlı ordu birlikleri, komandolar, piyade güçleri, dinci-faşist paramiliter çete olan ÖSO’cular Rojava sınır hattına yığılıyor.
Haftalardır süren eylemsellikler ve ayaklanmalar sonucu gündemi epeyce meşgul eden, bir süredir kapitalistler ve karşı devrimciler tarafından korkulu gözlerle izlenen bir Avrupa ülkesi, Fransa... Dışardan bir gözle bakınca refah seviyesi yüksek, yaşanılabilecek bir ülke gibi görünen ancak ekonomik ve sosyal yapısını incelediğimizde toplumun büyük bir kesimi için hiç de öyle olmayan bir ülkenin en yoksullarının, ezilenlerinin, emekçilerinin başlattığı bir ayaklanmadan bahsedeceğiz.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencileri artan ekonomik krize ve yoksulluğa karşı ayakta!
Dinci-faşist AKP iktidarının sırtını sıvazlayarak okullara soktuğu faşist örgütlenmeler, öğrencilerin ve velilerinin sabrını sınıyor. Amed ve İstanbul'da yaptığı açık faaliyetlerle öğrencileri kendi 'sohbetlerine' ve etkinliklerine katılmaya, öğrencilerin özel bilgilerini isteyerek liselerdeki öğrencilerin üzerinde baskı kurmaya çalışan AGD (Anadolu Gençlik Derneği), okul idareleri ve MEB tarafından korunuyor.
Üniversiteler ve gençlik üzerinde baskı, saldırı ve yasak terörü estiriliyor. Devrimci, ilerici öğrencileri susturmak, teslim almak için her yol denenirken, son saldırı haberleri ODTÜ ve Hacettepe’den geldi.