Gözler gerilim, çatışma ve savaş bölgelerine çevrilmişken, dört bir yanda hızlanan devrimci gelişmeler sık sık dikkatlerden kaçıyor. Malum. Bölgesel savaşların ve büyük yıkım savaşının kıyısında gezinip duruyoruz. Halen sürmekte olan görece geniş çaplı savaşların yanı sıra, siyonist rejimin tetiklemek için çırpınıp durduğu ve hızla dünya geneline yayılabilecek bölgesel savaş, günün en yakıcı tehdidi.
Siyonist rejim savaşı yaymak için her tür çılgınlığı yapıyor. Emperyalist hamilerini, ki bunlar İsrail ile birlikte bölgede sürekli çatışma ve savaşların parçası durumundalar, büyük bir bölgesel savaşa sürüklemek için yoğun çaba harcıyor.
Kürt Özgürlük Hareketi (KÖH), son dönemde G.Kürdistan KDP'sine ve G.Kürdistan Özerk Yönetimi'ne tüm eleştiri oklarını, oldukça sert bir üslupla yöneltmiş görünüyor.
Türkiye ve Kürdistan birleşik devrimi, gelişme hızı değişim göstermekle birlikte, gelişimini kesintisiz sürdürüyor.
Her türlü yanlış anlamanın önüne geçmek için daha baştan şunun altını çizelim: Kapitalizm için “çıkışsız” bir durum yoktur. Düzenin derin bir bunalım içinde olduğu ya da çökmekte olduğu tespiti, tekelci kapitalist düzenin kendiliğinden çökeceği biçiminde anlaşılmamalı.